Intouchables (Can Dostum) filminden uyarlanan Yan Yana’yı iyi ki sinemada izlememişim. Film, bir hasta bakıcının verdiği emeği görünür kılması açısından önemli olsa da ne komik ne de dramatik.
Masalsı bir dostluk
Film, bir paraşüt kazasında felç kalmış Refik ve hasta bakıcısının ilişkisini idealleştirir. Zengin ve eğitimli iş insanı ile fakir bir ailenin oğlu arasında ego çatışması olmaz. İkilinin dostluğu, İstanbul’un farklı mahalleleri ve sınıfları arasında köprü kurar. Zıt kutupların buluşması, etnik ve kültür farklılıklarına rağmen omuz omuza veren bir toplum hayali kurdurur.
“Bana birinin dürüst davranmasının nasıl olduğunu unutmuşum.” der Refik (Haluk Bilginer). Politik doğruculuk uğruna takınan ciddiyetten, içten ve filtresiz bakıcısı (Feyyaz Yiğit) sayesinde kurtulur. Ferruh, samimiyeti ve patavatsızlığıyla yalı sakinlerinin kalbini fetheder. Refik’e acımak ya da onu yüceltmek yerine ona can dostu gibi davranır.
İki karakter kaderlerine hiç mi isyan etmez? Geçmişte karısını kaybetmiş olan Refik, araba yarışı yapar, ikinci baharını yaşar, gece sokaklarda yasaklı madde kullanır. Hapishaneden yeni çıkmış Ferruh ise sabıka kaydına rağmen yalıda iş bulur. İlk yaptığı resimden servet kazanır. Müzik ve resim yeteneği olan karakter fazla romantize edilmiş.
Yan Yana ve yan karakterler
Evin kahyası Lale ve Refik’in asistanı Figen çok karikatürize. Oysa Hatice Aslan ve Bige Önal gibi başarılı oyuncular üzerinden müthiş bir komedi yazılabilirdi. Kadın karakterlerin senaryoya tek katkıları, erkeklerin sevgili adayları olmaları. Ferruh Figen’i süzer; Lale bahçıvana yakıştırılır; Şevval Sam’ın oynadığı karakter ise Refik’in müstakbel sevgilisidir.
Yan Yana gereksiz uzun. Hasta bakıcı yalıda işe başlayana kadar neredeyse kırk dakika geçer. Ayrıca Ferruh’u küvette üç kere görmemize gerek var mı? Yalıdaki partide göbek atma ve şarkı söyleme sahneleri de uzatılmış. “Bu ev yıllardır böyle eğlence görmedi.” der bir karakter. Ferruh, klasik müzik yerine roman havası çalarak zenginleri eğlendirse de film tekrara düşer.
Refik ve evlat edindiği kızı arasındaki dinamikler daha iyi işlenebilirdi. Baba, kızıyla pek yan yana gelmeyecek kadar ilgisiz. Kızın morali bozulduğunda yanında babası yerine ona poğaça gönderen Ferruh vardır. Genç, yaşlı, zengin ya da fakir fark etmeksizin herkesin derdine derman olur.
Mert Baykal’ın yönettiği film için, “Uzun zamandır izlediğim en komik film.” diyenler çok. Ben hiç gülmedim. Recep İvedik’i hatırlatan bazı sahneler, küfüre bel bağlayarak kolaya kaçmış. Senaryo izleyiciyi sadece argoyla değil, zekice yazılmış repliklerle de güldürebilmeli.
Yan Yana komik mi?
Yan Yana, Türkiye’nin ilk IMAX filmi olarak reklamı yapıldı. Fakat filmi sinemada izleyen arkadaşlarım, etkileyici bir görsel deneyim yaşamadıklarını söylediler. Açılıştaki araba yarışı sahnesi için miydi bu tantana?
“Her şey fiziksel olmak zorunda değil.” ve “Sağlık en büyük zenginliktir.” gibi sloganlardan ibaret olan Yan Yana, masalsı ve umut dolu olduğu için çok tuttu.
Fakat hasta ve bakıcısı arasındaki ilişkiyi irdelemek için popüler bir yabancı filme ihtiyaç olmamalı. İkilinin dostluğu üzerine özgün bir senaryo yazılabilirdi. Birçok ailede yaşanmış bir hikâyeyi, Fransız filminden uyarlamaya gerek var mı?
