Yan Yana’nın ithal samimiyeti ve unutulmuş kadınları

“Her şey fiziksel olmak zorunda değil.” ve “Sağlık en büyük zenginliktir.” gibi sloganlardan ibaret olan Yan Yana, masalsı ve umut dolu olduğu için çok tuttu. 

Fakat hasta ve bakıcısı arasındaki ilişkiyi irdelemek için popüler bir yabancı filme ihtiyaç olmamalı. İkilinin dostluğu üzerine özgün bir senaryo yazılabilirdi. Birçok ailede yaşanmış bir hikâyeyi, Fransız filminden uyarlamaya gerek var mı?

Bize Bi’Şey Olmaz, apolitik bir aşk hikayesi

Bize Bi’Şey Olmaz dizisindeki fırtınalı aşk, Türkiye’nin sosyal ve politik dinamiklerinden uzak. Boğaz manzarasına ve bir gece kulübüne indirgenen İstanbul’da hayat toz pembe. Lal ve Aktan’ın birbirlerini kıskanmaktan başka derdi yok. Ülke gündeminden bağımsız ilişki, İstanbul yerine Paris ya da New York’ta da yaşanabilirdi. İşsiz kalmamış ya da ayrımcılığa uğramamış bir karakterin, “Bize Bi’Şey Olmaz” demesine şaşmamalı.

Kan kırmızısı sahnede Sarı Zarflar

Film içinde tiyatro izlediğimiz Sarı Zarflar’ın açılış sahnesinde, Derya kocasının yazıp yönettiği bir oyunun başrolünde. Kafeslere kapatılmış insanlar, toplumsal sıkışmışlığımızın metaforu. Shakespeare’in dediği gibi hayat bir sahne, bizler ise farklı rollere bürünen oyuncularız. Kuralları belirlenmiş ve replikleri yazılmış oyunda, hangimiz kafesten çıkabilir ki? Derya’nın sessiz çığlığı ve kan kırmızısı dekor, özgürlüğün bir hayal olduğunu vurgular.

Son Kare, kadraja girmeyen hakikat

Dedektif türünün sözde bilimselliği, Son Kare’nin sürreal atmosferinde bulanıklaşır. Dedektif Sare ve fotoğrafçı Atlas’ın dahil olduğu bir cinayet soruşturmasında, fotoğraflar bir sonraki maktulün habercisidir. İkilinin hem katili hem de birbirlerini kovaladığı GAİN dizisinde hayal ve gerçeklik birbirine karışır. Lunapark, fotoğraf stüdyosu ve sergide geçen sahneler; izlediğimiz kedi-fare oyununun kurgusallığını vurgular. 

Yeraltı Saltanatı

Yeraltı dizisinin açılışı, kartellere karşı savaşın toplumun desteğiyle kazanılabileceğini vurgular. Fakat kamu spotu, bir uyuşturucu tacirini ilahlaştıran senaryoyla çelişir. Hapishaneden yeni çıkan Bozkurt (Bozo), mahallede krallar gibi karşılanır. Bir politikacı edasıyla arabadan hayranlarını selamlar. Yardımsever Bozo’yu, “Allah senden razı olsun.” diyerek bağırlarına basarlar. Aileden gördükleri mafyaya adeta ibadet ederler.

Masumiyet Müzesi’nin masumiyetten uzak aşkları

Masumiyet Müzesi’nde aşk, 1970’lerin Yeşilçam sinemasıyla şekillenmiş bir duygu. Evlilik ise Doğu ve Batı arasında sıkışmış Türkiye’nin, sınıf ve cinsiyet ideolojilerini korumakla görevli bir kurum. Netflix dizisi, Orhan Pamuk’un politik eleştirisinden çok Kemal, nişanlısı Sibel ve sevgilisi Füsun’un kalp çarpıntılarına odaklansa da eşyaların anlattığı modernlik sevdasını başarıyla resmediyor.

ABİ Dizisinin yıldızları, senaryoyu parlatır mı?

ABİ, tiplemelerin nasıl sakil durduğunun örneği. Her daim acımasız baba, kocasına boyun eğen ağlak bir anne ve birbirinden ayırt etmesi zor kötü karakterlerden oluşur. Özellikle Çağla’nın öz abisi gibi sevdiği Behram, son zamanlarda izlediğim en abartılı ve karikatürize “karakter.” Kenan İmirzalıoğlu’nu özleyenler için çekilmiş ABİ. Dizinin tutması için star oyuncular yetmiyor. Güçlü ve tutarlı olmayan bir senaryonun yıldızları parlar mı?

error: Content is protected !!
Verified by MonsterInsights