May December

“Mayıs Aralık” anlamına gelen “May December” deyimi, sevgililerin arasındaki yaş farkına referans verir. Todd Haynes’in yönettiği filmdeki aykırı çiftin yirmi dört yıllık birlikteliği, 1997’de Amerikalı öğretmen Mary Kay Letourneau’nun 12 yaşındaki öğrencisiyle ilişkisi, hapiste doğurması ve çiftin evliliğini hatırlatır. Filmin orijinal ismi yaş farkını mevsimlerle resmederken Türkçe çevirisinin amacı sanki izleyiciyi “bir skandalın peşinden” sinemaya getirmek. Halbuki kimin neyin peşinde olduğunun belli olmadığı bu çok katmanlı filmde bütün toplum bu skandalın yazarı. 

Zeki Demirkubuz, ne rüya ne de gerçek bir Hayat

Hayat, ataerkil düzeni eleştirirken karakterlerin derinliğinden uzaklaşıyor. Sanki Rıza dışındakiler birer tipleme: Rıza’yı şiddete karşı uyaran şefkatli dede, “Türkiye’de herkes istediğine inanır” deyip ailesini üniversitede okuduğuna inandıran genç, karısını takip eden kıskanç koca, ezilen ev kadını ve hep babasının onayını bekleyen Hicran. Toplumsal meseleler çok boyutlu karakterler üzerinden irdelenebilirdi. Rıza’nın soyadı gibi “uysal” olmaması ve ismi “ayrılık” anlamına gelen Hicran’ın ailesinden kopamaması bariz çelişkiler. Karakterler üzerinden işlenen derin yaraları düşünürken kendimi sinemadan çok derste hissettim.

Bir Derdim Var neden final yaptı?

Çocuklar görünmezdir. Yeri geldiğinde sevilen, tehdit edilen, azarlanan, ödüllendirilen çocuklar edilgendir. Ciddiye alınmayan hikayeleri pek anlatılmaz. Komedi unsurundan öteye de gidemezler. Birçok izleyici, akşam çay keyfi yaparken ekranda “Anne anne” diye bağıran ergene kulak vermek istemez. Duymadığımızı düşünmez, dert etmeyiz. Neredeyse yok sayılan çocukların çaresizliğini görmek yerine intikamla örülmüş aşk üçgenlerine kapılırız. Burak Müjdeci ve Özkan Say’ın yönettiği ve Yekta Torun ile Deniz Gürlek’in senaryosunu yazdığı Bir Derdim Var, aşk temasına dayalı bir dramatik yapıdan beklenen kırılmaları sunmadığı için final yapıyor. 

Kızılcık Şerbeti’nde Annelik Temsilleri

Kızılcık Şerbeti, belki de ilk defa emzirmeyi kutsamak yerine ne kadar zorlu bir süreç olabileceğini ekrana yansıtıyor. “Anne yapamam şu an ne olur çok acıyor” diye haykıran Nilay’a kayınvalidesi hayretle bakar. Gelininin karın ağrısını ve mide bulantısını “şımarıklık” ve “kapris” olarak nitelendirir. “Bunalımda da olsan bunalımlı halinle emzireceksin çocuğu” diyerek gelinini kocasına şikâyet eder. Pembe’ye bir annenin kendisini de düşünmesi gerektiği öğretilmemiş ki gelininin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarına duyarlı olsun. 

Bir Düşüşün Anatomisi: Müzik ve Mekânın Büyüleyici Tezatlığı

2023 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi alan Justine Triet’in filmi, ilk sahnesindeki mekân ve müziğiyle seyirciyi mıknatıs gibi çekiyor. Uçsuz bucaksız, ıssız, karla kaplı Fransız Alpleri’nde üç katlı bir dağ evindeyiz. Evin salonundan çatıya çıkan merdivenlerin başındayız. Parmaklıklı tırabzanlar, korkuluklar ve sandalyelerle hapishaneyi andıran ahşap evin üst katına davetliyiz. Görüşümüzün parmaklıklarla kısıtlandığı evde, hayatını evlilikle sınırlandıramayan Sandra (Sandra Hüller) gibi tutukluyuz. Çatıdaki üçgen pencerelerden aşağıya farklı çerçevelerden baktığımızda, Samuel’in (Samuel Theis) güya karısı uyurken balkondan düşüşünün tek bir anatomisi olamayacağını hissediyoruz. Savcı, avukat ve polisin aynı roman yazarı çift gibi senaryolar ürettiği meta film, cinayet mi kaza mı ikilemimizle adeta dalga geçiyor.

error: Content is protected !!
Verified by MonsterInsights