Sevdiğim Sensin dizisinde alfabeyi yeni öğrenen Dicle’nin okuduğu ilk kitap Külkedisi. Hikayenin yakışıklı prensi, genç bir kızı ona kötü davranan üvey annesinden ve üvey kız kardeşlerinden kurtarır. Geleneksel masallar, erkeklere kurtarıcı rolü biçer. Uyuyan prenseslerin hayatları bir öpücükle değişir. Kız çocuklarına sessizce ve sabırla beyaz atlı prenslerini beklemeleri mesajı verilir.
Dizinin Külkedisi, Dicle (Helin Kandemir). Hayatını zindana çeviren, acımasız bir üvey anne yerine namus uğruna onu katledecek abileri. Zamanında kardeşleri Derya’yı öldürüp intihar süsü vermişler. Bir dağ kulübesinde büyümüş ve barınağın bahçesinden öteye gidememiş Dicle’yi tutsak etmişler. Şimdi hedeflerinde Dicle’ye tecavüz etmeye teşebbüs eden fail değil, kardeşleri var.
Fakat Dicle’yi, prensese dönüşecek Külkedisi olarak göstermek yaşadığı kabusu azımsar. Hikayelerdeki kötü üvey anne ile “Namus benim için her şeydir. Hapishane gülistandır.” diyen gözü dönmüş abi bir olamaz. Kadına karşı şiddet, Külkedisi masalına malzeme olmamalı.
Ölümün pençesindeki genç kadın, her daim güler yüzlü, iyimser ve sevecen. Neden Dicle’nin korkularına ve kabuslarına pek şahit olmuyoruz? Çünkü ızdırap dolu ya da travmatik bir kadın karakter pek izlenmez. Kadınların ne olursa olsun zarif, fedakar ve mutlu olmaları beklenir.
Neredeyse her gün saldırıya uğrayan Dicle’den çok erkeklerin dramını izleriz. Erkan’ın babasının derdi, batmak üzere olan şirketi. Esat (Hüseyin Avni Danyal), işleri düzeltmek uğruna oğlunu sevmediği bir kadınla evlendirmek ister. Erkan karşı çıkınca onu savcılığa şikayet eder. Konakta lüks içinde yaşayan baba oğul esip gürlerken, Dicle kaderine isyan etmez.
Erkan beyaz atlı prens mi?
Sevdiğim Sensin’in beyaz atlı prensi ise Erkan (Aytaç Şaşmaz). Gözlütepe’de askerlik yaparken hiç tanımadığı Dicle’yi namus cinayetinden kurtarmak için onunla evlenip İstanbul’a getirir. Masallardaki doğa üstü varlıklara benzeyen karakter, namlunun ucundaki genç kızı tam zamanında kurtarır. Güçlü, adil, merhametli asker imajı da güçlenir.
Doğu ve Batı ayrımı nasıl kırılır?
En azından İstanbul idealleştirilmemiş. Dicle dağ kulübesinde de malikanede de istismar edilir. Abileri öldürmek, kocası “kurtarmak” için onu odaya kilitler. “Köylü gelin” depoya ve ahıra kapatılır. Şiddet mağdurlarını koruyan “hayırsever” kayınvalide, ona tokat atar. Hizmetçi ise onu tuz ruhuyla zehirlemeye çalışır. Sarışın kadınlar masallardaki cadılara benzese de dizi, eğitimin ve paranın şiddeti her zaman önleyemeyeceğini gösterir.
İstanbul’daki kadınlar da bastırılmış. Erkan’ın nişanlısı kendine zarar verir; ablası ise kürtaj yaptırarak eski kocasına “cehennemi yaşatmakla” suçlanır. Kariyer yapmak yerine çocuk büyütmesi beklenir. Esat ise karısına, “Kadın haliyle bana akıl veriyor.” diyerek onu küçümser. Ataerkil düzen her yerde baki.
Halef gibi Sevdiğim Sensin dizisinin ilk bölümleri, çift eşliliği normalleştirir. Melek, yeni evlendiği Serhat’a sürpriz yapmak için Urfa’ya gittiğinde kocasının düğününü basar. Doğu’dan İstanbul’a gelen Dicle ise kocası Erkan’ın nişanına katılır. Erkan’ın karısı ve nişanlısı bir süreliğine aynı evin bitişik odalarında kalır.
Töre üzerinden yazılan peri masalı
Dizinin en anlamlı sahnesi, sığınma evinin müdürünün el işaretiyle yapılan Sessiz Yardım Çağrısı’nı izleyiciye öğretmesiydi. Şüphelinin silah taşıyabileceğini hatırlatarak, 112’nin aranmasını ya da güvenliğe haber verilmesini önerir.
“Sessiz yardım çağrısına sessiz kalmayın.” mesajı veren Sevdiğim Sensin, töre ve şiddet üzerinden bir peri masalı yazmamalı. “Bir varmış, bir yokmuş” sözleriyle başlayan hikayelere referans vererek anlatılan namus cinayeti tehdidi, Dicleleri masalsılaştırarak yok sayar.