Babygirl ile yeniden doğan Ibsen’in Bir Bebek Evi 

Bir Bebek Evi’nin itaatkâr ev kadınının aksine Romy, namıdiğer Babygirl, bir robotik firmasının en üst düzey yöneticisi. Çalışanları da ailesi de emrine amade. Ibsen’in savunduğu ekonomik özgürlüğe kavuşmuş. Oysa yönetmen Halina Reijn, mutluluğun başarıya indirgenemeyeceğini gösteriyor. New Yorklu patroniçenin hayatında ne eksik? 19. yüzyıldan bugüne Evin Meleği olarak görülen kadınlara yakıştırılmayan cinsel tatmin. Ibsen’in 19. yüzyılda estirdiği feminist rüzgarları günümüz New York’una taşıyan Babygirl’ü izleyin.

Zeytin Ağacı ve toplumsal tarih

1988’de Bursa’da başlayan Zeytin Ağacı’nın anlatıcısı Doktor Ada, belki de hatırlamadığımız geçmişin bir yerlerde kayıtlı olabileceğini düşünür:

“Tatlar, kokular, anlar bir gün tekrar hatırlanmak üzere en doğru zamanı bekler. […] Ve geçmiş biz unutsak bile bizi etkilemeye devam eder mi?”

Nuran Evren Şit’in senaryosunu yazdığı Netflix dizisinde, geçmiş günümüzde. Ayvalık’ta yaşayan karakterler geçmişleriyle hesaplaşırken biz tarihimize doğru bir yolculuğa çıkarız.

Zavallılar Neden Feminist Değil?

Yorgos Lanthimos’un fantastik dünyası, 19. yüzyıl masallarından beslenir. Uzun saçlarını camdan sarkıtan Rapunzel, bir ölüyü dirilten Victor Frankenstein ve Henrik Ibsen’in Bir Bebek Evi (1879) oyununda çocuk muamelesi gören ev kadını Nora ile film, geçmişi geleceğe taşır. Kibirli bir doktorun ve evde tutsak kadınların hikayelerini hatırlatan film, cinsiyet eşitliği vadeder mi? Orta Çağ şatolarında geçen sahneler, toplumsal ilerlemeye ışık yakar mı? Yoksa asıl ismi Victoria ile Kraliçe Victoria dönemini hatırlatan Bella ve diğer karakterlerle birlikte biz de “zavallı” mıyız?

error: Content is protected !!
Verified by MonsterInsights